Kutsal armağan: Kadim zeytin ağaçları UNESCO’nun listesinde de yer alıyor

Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 2019’da, her yıl 26 Kasım gününü “Dünya Zeytin Ağacı Günü” olarak kutlanılması kararını verdi. Ayrıca UNESCO, Kadim bir ağaç olan zeytin ağacını “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine ekledi. Yaklaşık 60 bin yıllık geçmişi olduğu düşünülen zeytinin Birleşmiş Milletler (BM) bayrağında yer alan zeytin dallarından Antik Yunan’da zekânın, sanatın, savaşın tanrıçası sembolize edilerek Athena’ya, Mezopotamya’dan kutsal kitaplara kadar yer alıyor.

KÜLTÜRLERARASI YOLCULUK

Eğer yeterince iyi bir dinleyici iseniz ağaçların da konuştuklarını duyabilir ve zamanla doğayla ilişkinize bağlı olarak dillerini öğrenebilirsiniz. İşte Homerosla bir gün zeytin ağacının altına oturduğunda şu sözleri işitir: “Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.”

Tabii ki zeytinin dile gelmesi veya var olması Homeros ile başlamıyor. Zamanda biraz daha geriye sıçrayalım. Vassilios Lampropoulos, 2004 yılında yayımlanan “Santorini Adası’ndan fosilleşmiş zeytin yapraklarının korunması” makalesinde zeytin yaprağı fosillerinin 50-60 bin yıl öncesine dayandığını ifade ediyor.

Antik Atina’nın siyasi sistemini tanımlayan Atina Anayasası’nda Aristoteles tarafından kaleme alınan “Devlet malı veya özel mülkiyet farkı olmaksızın, zeytin ağacını kesen veya deviren herkes mahkemede yargılanacaktır. Eğer suçlu bulunurlarsa idam edilmek suretiyle cezalandırılacaklardır” sözü, zeytine ilişkin on binlerce ifadeden yalnızca biridir.

CUMHURİYET VE ZEYTİN

Cumhuriyet tarihine bakacak olursak zeytinin konumu dönem dönem farklılıklar gösteriyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında zeytin tıpkı antik dönemlerdeki gibi bir öneme sahip. Mustafa Kemal Atatürk 1929’da Yalova ziyaretinde yörenin geçim kaynağı zeytinciliğin geliştirilmesini tavsiye etmiş. Zeytin çiftçilerinin eğitilmesi, zeytin bakım fen memurlarının denetimleri, bilinçli budama çalışmaları 1939’da çıkarılan “3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkında yasa”ya evrilmişti. Yasaya göre bahçesine bakmayan ve bakım yaptırmayanlara cezai yaptırım şart koşulmuştur. Ancak zeytinin önemi 1950’lerden itibaren değişmeye başlamış yerini margarin fabrikaları, “Zeytinyağlı yiyemem aman” türküsü ve zeytin ağaçlarının yerlerinden sökülmesi aldı. Günümüzde ise zeytin ağaçları, fosil yakıtlar uğruna talan ediliyor.

KUŞAKTAN KUŞAĞA SÜREN ÜRETİM

Balıkesir, Türkiye’nin zeytin alanında öncü illerinden. Güney Marmara bölgesinde binlerce yıllık zeytincilik geleneğini üretim ve kalite anlamında uluslararası seviyeye çıkarmak için çalışan çok sayıda tesis bu ilimizde yer alıyor. Bu tesislerden biri de Balıkesir Havran’daki Uygun Rafine Entegre Zeytinyağı Tesisleri. Nesilden nesile geçen zeytinyağı geleneğini şimdilerde Uygun ailesinin yeni kuşağı devam ettiriyor. Monte İda’nın üretim ve yurtdışı satışı ile Emre Uygun, Türkiye satış ve pazarlaması ile ise Aysun Uygun ilgileniyor. Emre Uygun, yönetiminde bulunduğu Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ile de Türk zeytinyağını yurtdışında tanıtmak için çalışıyor.

Geçen yıl yeni bir yatırım kararı alan Uygun Rafine, Burhaniye ilçesinde yeni bir zeytinyağı üretim tesisi kurmak için ilk adımlarını attı. 8000 m2 açık, 4000 m2 kapalı alan olarak tasarlanan fabrikada temiz enerji ve doğa dostu bir üretim amaçlanıyor.

Emre Uygun, “İklim değişikliği etkileri ve nedenleri ‘sürdürülebilirlik’ kavramının önemini artıyor. Uygun Rafine Yağ Sanayi olarak yürüttüğümüz sürdürülebilirlik projesi kapsamında yeni yaptığımız Burhaniye Entegre Zeytinyağı Tesisi yatırımımızda karbon ayak izimizi minimuma indirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Uygun Rafine, Monte İda markasıyla, Türkiye pazarına sunmanın yanı sıra, Amerika, Kanada, Brezilya, Japonya, Çin, Güney Kore, Norveç, İngiltere, Rusya, Hindistan, Pakistan, Dubai gibi dünyanın birçok ülkesine zeytinyağı ihraç ediyor.

SİNEMADA ZEYTİN

NetflIx dizisi “Zeytin Ağacı”, kuşaklar boyu aktarılan hafızayı bu kadim ağaçla eşleştirmesi açısından bile izlenmeye değer.

İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin 1994 yapımı “Zeytin Ağaçlarının Altında” filmi 1990 İran depremi sonrasına ilişkin üçlemesinin son filmidir. Eğer izlemediyseniz izlemenizi öneririm.

James Blue’nun 1962’de yönetmenliğini üstlendiği “Adaletin Zeytin Ağaçları” ise çocukluğunun geçtiği ülkesi Cezayir’e babasını görmeye giden bir adamın öyküsünü anlatır. Cezayir’in politik ortamını anlatan sahici konu.

SANAT TARİHİNDE ZEYTİN

Dünyaca ünlü Hollandalı ressam Van Gogh, post-empresyonizm yaklaşımıyla zeytin ağaçlarına ve zeytinliklere adanan pek çok eser yaratmıştır.

Fransız ressam Henri Matisse de zeytinlere düşkün biridir. “Zeytin Ağaçları Arasındaki Gezinti”, ressamın Fauve döneminin en eski ve en önemli eserlerinden biridir.

İspanyol rönesansına ilişkin güçlü eserler bırakan El Greco’nun “Zeytin bahçesindeki İsa” eserinde de zeytinin kadim sembolizmine rastlanılır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx